UNUTMANIN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN NE YAPMALIYIZ


Necati SUNGUR(*)    
    
Size pek akılcı gelmeyebilir; ama, hayatınızda hatırlamayla ilgili şeylerin bulunmadığı  olayların bir listesini çıkarmaya çalışın. Böylesine, bellekten(**) yoksun bir listenin, aksırmak gibi reflekslerle, hazım gibi fizyolojik olaylardan öteye gidemediğini göreceksiniz.    
    
Hatırlama kavramı, geçmişi içinde bulunulan anı ve geleceği birbirine başlamaya yardım eder. Yalnız bununla da kalmaz; tecrübenin temelinde yatan eylem, ve düşüncelerin ortaya çıkmasını da sağlar.Hatırlama, bu yönüyle zamanlar arasında bir bağlayıcılık rolü oynar.    
       
Hatırlamak,zihinsel işlevleri etkin tutmanın ve belleğin ileriye yönelik çalışmasının yanı sıra, anlamlı bilginin zihinde sürekli dolaşmasına da neden olur.    
    
Hatırlama, zamanlar arasında bağlayıcılık rolü ve önemli bilgi dolaşımını  sağlayıcı  özellikleriyle, zihinsel etkinliklerde en önemli öğedir.    
    
Hatırlama konusunda şu nokta çok dikkat çekicidir: Hatırlanması  gereken önemli konuların azlığı, ileriye yönelik önemli adımların atılmasında büyük ölçüde engel oluşturur. Ancak, her şeyi hatırlamak gibi bir amacımız da yok tabii ki! Sadece seçme şansımızın bulunduğunu belirtmek istiyoruz. Bazı şeyleri hatırlamamıza yardımcı olacak, uzun vadeli şu iki önemli amacımız olmalıdır :    
    
  1 ) Hayatımızda verimi artırmak (iş, aile, spor, kültür v.s.)    
  2 ) Zihinsel etkinliğimize yardımcı olmak.    
    
Hayatımızda, hatırlamanın çok önemli olduğu durumlar vardır.Bunlarla sık sık karşı karşıya gelir ve hatırlamanın önemini daha çok anlarız. Hatırlamanın çok önemli olduğu bu durumlara bazı örnekler verelim.    
       
  - Toplama, çıkarma, çarpma, bölme işlemleri    
  - İstenildiğinde hatırlanması  gereken adresler,    
  - Hatırlanması  gereken randevular    
  - Kişiler, adlar  ve yüzleri,    
  - Doğum günleri ile yıldönümleri,    
  - Gidilmesi gereken yerler,    
  - Verilen talimatlar,    
  - Şiir ezberlemek vb.    
    
Bunların yanında özellikle telefon numaraları herhangi bir yanlışlığa yer vermeksizin hatırlanmalıdır.    
    
Hatırlamayı kolaylaştıracak bazı kurallar vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:    
    
1) Zamanında ve doğru hatırlayabilmek için, hatırlamaya gayret edin. Bunun için konsantre olun,
     beyninizi hazırlayın ve  istekli olun.    
2) Hatırlamanız gereken şeylere etkin olarak tepki gösterin. Tüm , duyularınızla ona yönelin. Ona bakın,
     onu dinleyin,  onu konuşun ve onu  dinleyin.    
3) Önemli anlarda belleğinizi tazeleyin ve onun kusursuz olarak çalışmasını  sağlayın.                                            
4) Düşüncelerinizi önceden derlediğiniz bilgiler üzerinde yoğunlaştırın.
    
    
Bu dört genel kural, daha iyi hatırlamaya yardımcı olmaktadır; ancak bunların, hatırlanması gereken her şeyi  hatırlatmaya yetmediği gerçeğini  de kabul etmek zorundayız.    
    
Pırıl pırıl bir zekaya sahip olan birinin bile unuttukları, hatırladıklarından daha çoktur. Hatırladığına inandıklarının yarısı ise gerçek dışıdır. Bu nedenle, dört genel kuralın yanında çok önemli beşinci bir kural bilmek ve uygulamak durumundayız. Bu bir mantık kuralıdır.    
            
5 ) Not almak    
    
Daha iyi hatırlamanın en emin, çabuk ve kolay yolu, önemli şeyleri  bir yere yazarak gerçekleştirilebilir.    
    
Dünya çapında ün sahibi bir çok kişi, üzerine not alınmış küçük kağıtlar veya not defterlerini sürekli olarak beraberinde taşıyarak, gerçeklerin saptırılmasına engel olmuşlar ; böylece bu kuralın gerekliliğini ispatlamışlardır.    
    
Not tutmadan herşeyi hatırlayabileceklerine inanan kişiler, kendilerinin doğal insanlık tanımından uzaklaşmalarına da bir ölçüde yardımcı olurlar. Kendine aşırı  güvenen, çok meşgul olan ya da ileriye dönük bir çalışma yapamayacak kadar tembel olan bir çok kişi not almaktan kaçınır.    
    
Bu arada yanlış iki görüşü de burada vurgulayalım.    
    
  1 ) Bazı  insanlar, not almayı  zayıflık gördükleri için not almazlar.    
  2 ) Diğer bazıları da, hafızalarına güvenip bellek jimnastiği yapmış olacaklarına inanarak not tutmazlar.    
    
Oysa, not alma mantık kuralını uygulayan yöneticiler, beraber çalıştıkları  kişilerin masalarında birer ajanda bulunmasını  tavsiye ederler.    
    
BİR AJANDA VEYA ÖNEMLİ KONULARI TOPLAYACAĞINIZ BİR  DOSYA  KULLANIN    
    
Gelecekte yapılacak görüşmelerin mutlaka ajandalara yazılması (not edilmesi) gerekir.    
    
- Alınan randevuları (önemli notların ana hatları  belirtilerek),    
- İleride alınacak randevular( göz ve diş doktoru gibi. ),    
- Doğum günleri ve yıldönümleri.    
- Yapılacak telefon görüşmeleri,    
 -Önemli olabilecek olaylar,    
- Sözleşme tarihleri,    
- Yakında yapılacak toplantılar,    
- Yapılacak ödemeler,    
- Verilmiş sözler,    
- Yazılacak raporların, yazıların son teslim tarihleri,    
- Yatırımlar, sigorta ve benzeri işlemler vb...konular  öğrendiğiniz an, hemen bir yere yazın. Daha sonra nasılsa yazarım" diye geçiştirmeyin. Tarih belirlendiği an, ajandanızda yoksa, herhangi bir kağıda not alın. Masanızın başına geçtiğinizde veya bu notu ajandaya geçirmek ilk işiniz olmalıdır.    
    
GÜNLÜK İŞLERİN DIŞINDAKİ ETKİNLİKLERİ NOT EDİN    
    
Özel günlük işeri veya günlük işlerin dışındaki etkinlikleri unutmamak için, bunları ipucu vererek zihinde canlandırmak  konusu işler sona erinceye kadar saklamalısınız.    
    
Bu tür notlar cep defterine veya küçük bir kağıda yazılmalı ve iş bittikten sonra atılmalıdır. Bunlara örnek verecek olursak,    
 
   - Gidilmesi gereken yerler,    
   - İstenilen bilgi,    
   - Yazılacak mektuplar(önemli noktalar  belirtilerek),    
   - Yollanacak mesajlar,    
   - Yapılacak telefon görüşmeleri ( ana hatlar  belirtilerek),    
   - Görüşmede sorulacak sorular,    
   - Alış-veriş listesi    
   - 0 gün kiminle, ne hakkında konuşmak istendiği vb.    
    
Günlük işlerin dışındaki etkinliklerle ilgili ayrıntıları içeren kişisel notlar yanınızda bulunduğu sürece, işlerinizde herhangi bir yanlışlık söz konusu olamaz. Belleğinizi fazla zorlama tehlikesi olmaksızın, daha bir çok işi  gerçekleştirebilirsiniz.    
    
UZUN VADEDE KULLANILACAK NOTLAR HAZIRLAYIN    
    
Hemen hemen sürekli olarak yazılması  veya dosyalanması  gereken daha başka bir çok şey vardır. Bunlar, ileride kullanılabilecek ve zamanla unutulabilecek şeyler olduğundan, herhangi bir yanlışlığa veya atılmaya imkan tanınmadan zamanında not edilmelidir.  Bu konular genelde, günlük ayrıntılardan çok, kişinin mesleğini ilgilendirir. Yine de bunlara gereği kadar önem verilmediği pek sık görülür, Bu bilgiler değerli olabilir ki, ilerde onlar yatırım ve sigorta kayıtlarınızla kayıtlarınızla birlikte güvenli bir şekilde saklamanız akıllıca olur (Anlaşmalar, tarihler,maaş bordroları, sağlığınızla ilgili kayıtlar, yapmış olduğunuz konuşmalar, vergi kayıtlar  vb).    
    
KAĞIT HARCAMAKTAN KAÇINMAYIN    
    
İşe yarayacak hatırlatmalar olarak ele alındığında, not tutmak da ayrı  bir sanattır. Dağınık ve telaşlı bir insan bilinçsiz bir davranışla randevularını  şöyle yazabilir.     
    
Perşembe 14.30    
Cuma 9.30    
    
Ama ne yazık ki, bunların ayın hangi perşembe ve Cuması olduğu, bunlardan mesela hangisinin dişçiye, hangisinin göz doktoruna ait olduğu belirtilmemiştir.    
    
Bu konuda en sık rastlanan hatalardan biri, belki de zamandan kazanmak için çok kısa tutulan notlardır. Necati'yi telefonla aramak için bir not tuttuğunuzu varsayalım. Notunuzda sadece "N' yi  ara" demekle yetindiniz. Aradan zaman geçip, aramanız gereken an gelip çattığında, N' nin, Necdet, Nevzat, Nihat, Necip veya hangi N’ olduğunu anlamanız,(hele hele eğer ismi N’ ile başlayan bir çok arkadaşınız varsa) imkansızdır.    
    
Notu, anlayabileceğiniz şekilde almalısınız ki, o not sizin için bir anlam taşısın.    
    
Yapmanız gereken şeyleri gerçekten hatırlamak istiyorsanız,onlar yazdıktan sonra her dakika görebileceğiniz bir yere koymayı ihmal etmeyin.    
    
Not almanın (tutmanın) hatırlamadaki önemini artık biliyoruz: Unutmamanız gereken önemli ayrıntılar (bilgileri) kafanızda tutmaya çalışmak yerine, onları  bir yere ( kağıda, not defterine. )yazın. Siz düşüneceğinize, bırakın kağıt düşünsün.    
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------    
(*)    Bilim ve Teknik Uzman Yrd,    
(**)   Yüzyıllar önce "bellek" sözcüğü bilgilerin saklandığı  hayali bir yeri belirtmek amacıyla kullanılıyordu.  Bu sözcüğün varlığından ötürü insanlar ''bellek''diye bir deponun varlığını kabullenmişlerdi. Oysa bellek, sahip olduğumuz geçmiş deneyimlerimizi aklımızda tutabilme ve gerektiğinde hatırlayarak ortaya çıkarabilme yeteneğidir. Hatırlamak başımızın içinde herhangi bir yerde oluşmuş ele gelir bir madde değil yaptığımız bir işlemdir. Dilimiz geliştikçe bellek,kullanımı  kolay bir sözcük haline dönüşmüştür.Bellek sözcüğü varolan bir hafızayı değil, hatırlama sürecinin bir yönünü anlatır.     
    
    
    
Bilim ve Teknik    
MAYIS 1989

Cemil ŞENOCAK
WEB Adresim : www.cemilsenocak.com
E-Posta :
cemilsenocak@hotmail.com

14.08.2004 / Cumartesi / 22:20