RUHSAL ZEKA   ( Ruhsal Zekayı özetleyen Sözler )   (25.05.2004)


  Başarma ihtimaliniz başarabileceğinize inandığınız kadardır.
  İnancınızı şiddetlendirerek ruhunuzun derin noktalarına ilerlersiniz.
  İman, Yaratıcının sınırsızlığına ayna olmak için başvurabileceğimiz tek kaynaktır.
  Başarı yolculuğunda  bizim gücümüze değil, bizimle olan güce dayanacağız.
  Eğer bir gün siz de unutulmaz bir eser üretirseniz, bunu içten bir inançla yaptığınız duanıza borçlu olacaksınız.
  Mantık size engellerinizi, inançsa desteklerinizi gösterir.
  Başaranlar, önce inandılar, sonra yaptılar; başaramayanlar ise, önce yapıp sonra inanmayı deniyorlar.
  Ne kadar eminseniz, sezgileriniz, tahminleriniz veya rasgele tercihleriniz o kadar isabetli olacaktır.
  İnanıp direnirseniz, ıssız çölün sessiz kuyusuna da düşseniz, ilahi yardım size gönderilecektir. 
  Şimdi değiştirdiğiniz bir inanç, sonsuza dek geleceğinizi değiştirmek üzere ruhunuzla birleşmiştir.
  Mutluluk, insanın neler elde ettiğiyle ilgili değildir; insanın neler hissettiğiyle ilgilidir.
  Bir çocuk çamurların arasında mutluyken, bir kral tahtında mutsuz olabilir.
  Hayallerinize saldıranlar, aslında kaderinizle savaşıyorlar.
  Sınırsız Kudretin yapabilme gücünden şüphelenen, kendine inanamaz.
  Güneşle ilişkisi kopan Ay karanlık; Yaratıcıyla bağı kopan insan yokluktur.
  Hayatınız, yapamayacağınıza inandıklarınızla hapsedilecektir. Hayali sınırlarınızı aşamayacaksınız.
  Niyetlerimizle uyuşmayan isteklerimiz kabul edilmeyecektir.
  Başarımızı, “eylemlerimizin mükemmelliği” değil, “niyetlerimizin yüksekliği” belirleyecektir.
  Şayet başarırlarsa, Kaderleri su için kuyu kazana su, altın için kuyu kazana altın sunacaktır.
  Yaptıklarımızın değil, gerekçelerimizin sonuçlarını alacağız.
  Niyetlerimizi kontrol edemezsek, hayatımızı kontrol edemeyiz.
  Gerekçelere adanmayan her dakika, sokağa salınan gerekçeler tarafından çalınacaktır.
  Ruhunuzla dinlemezseniz, ruhsal evreni kuşan bilgiler beyninize akışmazlar.
  Ruhunuz edindiği tüm bilgileri gerekçelerinize çözüm bulmak için sorgular.
  Engellerinize gerekçeleriniz kadar meydan okuyacaksınız.
  Düşündüğümüzü başaramamamızın asıl nedeni, düşüncelerimizin duygu üretememesidir.
  Duygular bir defa istemenin gücünü, bir milyon kez istemek kadar büyütebilir. Sesi çığlığa dönüştüren duygudur.
  Para dağıtıldıkça azalır; ama, duygu dağıtıldıkça artar.
  İsteklerinize yüklediğiniz duygular ne kadar yoğunlaşırsa, onlara ulaşmak için harcamanız gereken emek,
   o kadar a azalacaktır.
  Heyecan, sadece sürekli yenilenmeyi ve farklılaşmayı başaran hayatı kuşatır.
  Büyük isteklerin ilk karşılığı, büyük heyecanlardır.
  Beş bin ilgili ve duyarlı insan, elli milyon ilgisiz ve duyarsız insanı istediği gibi sürükler.
  İnsan bilmediğine muhtaç değildir; muhtaç olmadığından heyecan duymaz ve heyecan duymadığına talip olmaz.

  Başarının sırrı, çaresizlik sınırının ötesine geçebilecek kadar ısrar edebilmekte gizlidir.
  Bir hayal sizi bugün coşturuyorsa, yarın da coşturur; o zaman zihninizde sürekli dolaşmasına izin verin.
  Hayalde kavuşmanın zevkini, kavuşma yolculuğunun çilesine tercih edenler, kavuşamazlar.
  Herkes şimdi hızlanabilir; ama çok azımız, süper hızlara ulaşabilmek için yıllarca çalışmayı göze alıyoruz.
  Kabuğunu genişletemeyen ağaç ya kurur, ya da çatlar.
  Kısa dinlenme aralıkları dışında duraklamayın; duraklamak durmanın ilk biçimidir.
  Mücadele devam edebildiği sürece yenilgi yoktur.
  Kanaatkar, Yaratıcının yönettiği evrende, Yaratıcının gücüne dayanarak gezinir.
  Hırslı insan, kendini güneş sanan ateşböceğidir. Kanaat ise ateşböceği olan insanı güneşe dönüştürür.
  Kanaat, çılgınca istemek ve çalışmak; ama, elde edilen her sonuca razı olmaktır.
  Hırsla ilerlediğimizde, ya stres enerjimizi tüketir; ya acele yüzünden takılıp düşeriz; ya da dayanamayarak vazgeçeriz.
  Kanaat bizi hedefe ulaştıran çabalara, hırs ise hedef sonrasındaki monotonluğa odaklandırır.
  Mutluluk, sonuçları sorun yapmamakta; çalışabiliyor olmayı şükran vesilesi saymakta gizlidir.
  Mevcut imkânlarından mutlu olmayanlar, cumhurbaşkanı da olsalar mutsuzluğa mahkûmdurlar.
  Hırstan kurtulmanın yolu, kendi için istediğini aynı anda herkes için de istemektir.
  Başkalarının kararlarıyla davranmaya devam edersek, kendi kararlarımızı veremez hale geliriz.
  Bugün diktiğiniz ağacın yarın meyve vermesi imkânsızdır.
  Önemli olan, başarıya ulaşmak değil, başarı yolunda bugün yeni bir şey yapmayı başarmış olmaktır.
  Yaşadığımız her olaydan kendimizi sorumlu tutarsak, diğerlerinin hatalarıyla kendimizi cezalandırmış oluruz.
  Bir toplumun gücünü belirleyen, sahip olduğu nüfusun çokluğu değil, buluşturduğu ruhsal ortaklıkların çokluğudur.
  En güçlü ruhsal enerji, imana dönüşmüş düşünce üzerinde yeşerir.
  Haksız eleştirenler kadar eleştirilen, haksız aşağılayanlar kadar aşağılanan kimse görmedim.
  İdeolojilerin yıkıldığı gün, arkalarındaki toplum desteğinin bittiği gündür.
  İyilik, kaynağından sürekli beslenen ışık gibidir; yansıdıkça şiddetlenir.
  Kanla ve intikamla beslenen ideolojilerin yıkıldığı gün, arkalarındaki toplum desteğinin bittiği gündür.
  Lânetinizin ilk düşmanı siz olacaksınız.
  Nesneler ezeli okyanustan vücuda akan, kalıpları, kıvrımları belirlenmiş birer nehir gibidir; akarlar ve öteki evrene
   dolarlar.
  Yapabildiklerimiz, yapmaya kalkıştığımızda, Yaratıcımızın yarattığıdır.
  Olup bitenler, fark edilmeyecek kadar "şah damarımıza yakın", “kendimiz olduğunu sanacağımız kadar varlığımıza
   nüfuz etmiş bir kudret” tarafından yaratılır.
  Yaratıcının kanunlarında zerre kadar rasgelelik, hikmetsizlik veya gereksizlik yoktur.
  Doğa yasalarına uymak, Yaratıcı İradeye dayanmaktır.
  Yaratıcımız yapmak istediğimizi yaratır.
  İsteklerimiz kitleselleştiği ölçüde diğerlerinin tercihleri de dikkate alınmaktadır:
  İrade alanı en dar insan, en bilgisiz insandır.
  Yaratıcı Kudret tüm geçmişleri geleceğinden ve gelecekleri geçmişinden bilen ilmiyle, hayatımıza iki yönden de
   müdahale eder.
  Meleklerin bildikleri, Yaratıcının onlara öğrettiğidir; yaptıkları, O’nun emrettiğidir.
  Yaratıcımızın kudretini, alnımızı okşayan rüzgar esintisinde, gözlerimizle saklambaç oynayan ışık serpintisinde
   bulabiliriz.


Muhammed Bozdağ 'ın "Ruhsal Zeka" adlı kitabından alıntıdır.
www.yetenek.com
 

Cemil ŞENOCAK
WEB Adresim : www.cemilsenocak.com
E-Posta :
cemilsenocak@hotmail.com

11.08.2004 / Çarşamba / 22:20